Nasret Din Hoca Fıkrılara

    Paylaş
    avatar
    Dabbe
    General
    General

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 234
    Yaş : 25
    Nerden : konya
    Kayıt tarihi : 05/05/08

    default Nasret Din Hoca Fıkrılara

    Mesaj  Dabbe Bir Cuma Kas. 20, 2009 3:30 pm

    Söyle BAri
    Hoca ormana gitmiş.Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye.Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca'ya seslenmiş:- Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş.Az sonra dal kırılmış.Hoca, cumburlop düşmüş.Düştüğü yerden perişan seslenmiş:
    -Düşeceğimi bildin ne zaman öleceğimi de söyle bari.




    Tutar mı?
    Hocanin cani bir gün sarma çeker.Ama elinde yogurt bakraçlari anasi da aglamis ne yapim ne yapim derken aklina göl gelmis.Gelmis gölün kenarina,atmis bakraçlari kenara çikarmis sarmis sigarasini hafif hafif demleniyor.Sonra birden bekçinin düdügünü duymus. Eyvah simdi yandik derken aniden atmis sarmayi bakracin içine sonrada bakraci tutmus göle dökmeye baslamis.O esnada bekçide yaninda bitivermis.Bakmis bakmis anlamamis sonra hocaya sormus ne yapiyorsun diye.Hocada görmüyor musun yogurt mayaliyorum demis. bekçi kahakahalar içinde ilahi hoca koca göl hiç maya tutar mi demis.Hocada ya tutarsa diye cevap vermis.Sonra bekçi ilahi hoca diyip güle güle yoluna devam etmis.Hoca hem keyfine hem yogurda yanarken bekçinin arkasindan bakip simdi bu salak herkese anlatir demis.




    Sıkarken
    Nasrettin hoca bir gün yolun kenarında kedisini yıkıyomuş.Yoldan geçen arkadaşı hocaya:
    -Hocam kediyi yıkama ölür.
    demiş.Hoca aldırış etmemiş ve yıkamış.Arkadaşı dönüşte hocayı tekrar yolun kenarında görmüş.Kedi ölmüştü. adam:
    -Hocam ben size kediyi yıkamayın ölür demedimmi? demiş.Hoca:
    -Ben kediyi yıkarken ölmediki sıkarken öldü demiş.



    Baklava
    Hoca aksamleyin eve dogru yururken, baklava seven bir koyluyle karsilasir.
    -Hoca, kisa bir sure once bir adam buyuk bir tepsi baklava goturuyordu...
    -Beni ilgilendirmez!
    -Fakat adam tepsiyi sizin eve goturuyordu.
    -O zaman seni ilgilendirmez!



    ALLAH BİLİYOR
    Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış.Ev sahibinin gözü yerinden oynamış :
    -Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini sıyırır, demiş.
    Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve :
    -Kimin içinin sıyrıldığını Allah biliyor, demiş.



    ALLAHIN RAHMETİ
    Yağmurlu bir günde Nasrettin Hoca pencereden dışarı bakarken komşusunun koşa koşa yağmurdan kaçtığını görür pencereyi açar :
    -Hey Ahmet Efendi, birde hacı olacaksın rahmetten kaçılır mı?, der.
    Zavallı adam eli mahkum sırılsıklam olur. Ertesi gün hocanın komşusu hocayı yağmurdan kaçarken görür ve hocaya bir ders vermek ister :
    -Hoca Hoca dün bana diyordun bugün sen neden rahmetten kaçıyorsun, der.
    Hoca hiç durmadan yoluna devam eder ve komşusuna şöyle der :
    -Ben rahmetten kaçmıyorum sadece allahın rahmetine basmamak için çabalıyorum.




    AKLIN VARSA GÖLE KOŞ
    Hoca, bir gün kırlardan topladığı çalı çırpıyı eşeğine yükleyip evine götürürken :
    -Acaba, yaş çırpı da kurusu gibi yanar mı? diye düşünür ve şeytana uyarak çakmağını çakar ve alevi çalı çırpıya dokundurur.Aralarında kuruları da bulunan çalı çırpı hemen alev alır.Eşekte bir korku, bir telaş, huzursuzluktur başlar.Anıra anıra, çifte ata ata dört nala koşmağa başlar.Hoca da arkasından olanca gücüyle bağırır :
    -Aklın varsa göle koş!



    ATEŞ DÜŞTÜĞÜ ZAMAN
    Nasreddin Hoca'nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş.Hoca ona mantı pişirip getirmiş.Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış.Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş :
    -Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız.
    Hoca hemen :
    -Boğazıma ateş düştüğü zaman, demiş.



    BANA NE AD KOYARLARDI?
    Bir gün Nasretin Hoca'ya Timur :
    -Yahu, şu Abbasi halifelerinin her birisi birer lakab almış kimi El mutazımBillah, kimisi de El mütevekkil-Allah, diye anılıyormuş. Ben acaba onların zamanında hükümdar olsaydım, bana ne ad koyarlardı. Hoca hiç çekinmeden :
    -Sana da Neüzzü-Billah derlerdi, cevabını vermiş.




    BENİM NE YİYİP İÇTİĞİMİ SORMAZSINIZ...
    Nasrettin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş. Laf arasında Hazreti İsa'nin gögün dördüncü
    katında olduğunu söylemiş...
    Vaazdan sonra, bir kadin Hoca'ya yanaşmış :
    -Hazreti İsa, orada ne yer, ne içer?, demiş.
    Hoca'nin tepesi atmış :
    -Ey hatun, köyünüze geleli şunca zaman oldu, benim ne yiyip,
    içtiğimi sormazsın da, Allah'in peygamberini sorarsın!



    BENİM YERİME SENİ GÖTÜRÜR
    Hoca Nasreddin ölüm döşeğindeymiş. Karısını çağırmış.
    -Hanim en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur.
    -Ayol hoca delirdin mi sen. Bu durumdayken ben nasıl süslenirim?
    -İyi ya azrail gelince belki beğenip benim yerime seni götürür.




    BEN UYUYORUM
    Bir gün Nasreddin Hoca şehire gelip, bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış.Gece yarısı arkadaşı sormuş :
    -Hocam, uyudunuz mu?
    -Buyurun birşey mi var?
    -Biraz borç para isteyeyim demiştim.
    Nasreddin Hoca derhal horlamaya başlayıp :
    -Ben uyuyorum! demiş.



    BU NASIL NAMAZ
    Nasreddin Hoca abdest alırken, bir ayağına su yetmemiş.Namaz kılarken de bir ayağını yukarı kaldırarak namaz kılmış.Bunu gören cami cemaati :
    -Hocam bu nasıl namaz? diye sormuş.
    Nasreddin Hoca :
    -Bir ayağı abdestsiz namaz, diye cevap vermiş.
    avatar
    Dabbe
    General
    General

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 234
    Yaş : 25
    Nerden : konya
    Kayıt tarihi : 05/05/08

    default Fıkralar 1 23

    Mesaj  Dabbe Bir Cuma Kas. 20, 2009 3:34 pm

    Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. "Ne yazık ki tatil sona erdi..." Yönetici şaşırır ve üzülür. "Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?" İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: "Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış..."

      Forum Saati C.tesi Kas. 17, 2018 2:22 am